İZZET BAYSAL'IN HAYATI

 

1907 yılında Bolu’da dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Bolu’da, yüksek öğrenimini İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’nde Mimar olarak tamamladı.

İş hayatına devlet memuru olarak başlayan Baysal, 1949 yılında Temper Döküm Fabrikası’nı kurarak sanayiciliğe başladı. Türkiye’de döküm sanayisinin gelişmesinde öncü rolü oynadı. Yıllarca İstanbul’da en fazla gelir vergisi veren ilk on kişi arasında yer aldı.

"En büyük eserimdir" dediği İzzet Baysal Vakfı’nı, vergisi ödenmiş kazançlarından tahsis ederek 1987 yılında kurdu.

İzzet Baysal Vakfı, 2014 yılına kadar 131 tesis meydana getirmiştir. Bu tesislerin maliyeti, 2014 yılı rayiç değerleriyle 364.125.015 TL’dir.

İzzet Baysal’ın yaptırdığı hayırlar, köy sağlık evlerinden tam teşekküllü hastanelere, camilerden huzurevlerine, kreşlerden üniversiteye kadar uzanır.

Baysalların yaptırdığı kreşe giren bir çocuk; ilk, orta, üniversite hatta doktora seviyesine kadar vakfın eserlerinde eğitim görebilir, yaşlılıkta huzurevinde kalabilir. Bu yardımseverliği İzzet Baysal’a halkımızın gönlünde özel bir yer kazandırmıştır.

1994 yılında Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından "TC Devlet Üstün Hizmet Madalyası" ile onurlandırılmıştır. Abant İzzet Baysal Üniversitesi, ODTÜ, Mimar Sinan Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi ve Anadolu Üniversitesi senatoları "Eğitimde Onursal Doktora" payesi vermiştir. TBMM 2006 Yılında İzzet Baysal Vakfına TBMM Üstün Hizmet Ödülü vermiştir.

1990 yılından bu yana, her 11 Mayıs’ta Valilik, Belediye ve Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nin ortak girişimleriyle "İzzet Baysal Şükran Günleri Bilim, Kültür, Sanat ve Turizm Festivali" olarak 3 gün süre ile düzenlenmiş,13 Mayıs 2012 tarihinde Bolu Ticaret ve Sanayi Odasında yapılan toplantıda alınan karar gereği ve Bolu Valiliğinin 24.01.2013 tarihli yazıları gereği 2013 yılından itibaren bu kutlamalar Bolu Kent Konseyi tarafından organize edilecek, Valilik, Belediye ve Üniversite ile diğer kurum ve kuruluşlar gerekli desteği sağlayacaklardır.

Bolulular, İzzet Baysal’a "Bolu’nun Babası" unvanını vermiştir. Şehrin en işlek caddesine "İzzet Baysal Caddesi" ayrıca Bolu ve Gerede’de birer mahalleye "İzzet Baysal Mahallesi" ismi verilmiştir. Kentin en merkezi yerine ve Üniversite kampüsüne sağlığında heykeli dikilmiştir.

Büyük hayırsever İzzet Baysal’a, hayatı boyunca yaptığı hayırlardan hangisinin daha anlamlı ve değerli olduğu sorulduğunda; "Halkımızın ve gençlerimizin bakışlarında hissettiğim sevgi, bunların hepsine bedeldir." cevabını vermiş ve çok sevdiği gençlere şöyle seslenmiştir: “Sevgili gençler; size sunabildiğim bu imkanları dürüst ve gayretli çalışmaya, tasarruflu davranmaya ve sebatkar olabilmeye borçluyum. Sizin de aynı ilkelerle benzer imkanlara erişebileceğinizden eminim.”, “Sevgili gençler! içinizden nice Baysal’lar çıkacağına yürekten inanıyor ve sizleri seviyorum.”, Bolululara ise; Bolulular, bu vakıf sizindir ona sahip çıkınız.” demiştir.

İzzet Baysal, 5 Mart 2000 tarihinde İstanbul’da hayata gözlerini kapatmıştır. Muazzam bir katılımla, kendi isteği ve Bakanlar Kurulu kararı ile kampüsteki anıtmezarına, çok sevdiği üniversite gençliğinin ve halkımızın kalbine defnedilmiştir.

1942 yılında eşi Refika Hanım vefat edince, elindeki mevcut işlerini tamamlayıp, 1943 yılında İstanbul'a gider. Ve Karaköy'de Perşembe Pazarı'nda sıhhi tesisat ve hırdavat üzerine çalışan bir mağazayı satın alır ve ticarete başlar.

Aynı zamanda kapı kilitleri imali için küçük bir atölye kurmuştur. Ama bu ona yetmemiş dükkânında sattığı “boru ekleme parçalarını”nın neden yerli üretilmediğine kafa yormaya başlamıştır.

 İki kere Almanya'ya giderek Temper Dökümü'nün ne olduğunu araştırır, bu dökümden imal edilen boru ekleme parçalarının Türkiye'de imali için çalışmalar yapar ve neticede 1950 yılında özel teşebbüsün ilk Mekanize Döküm Fabrikasını kurar.

Baysal'ın çok zor şartlarda kurduğu bu fabrika üretime geçer geçmez Avrupalı Şirketler (6 büyük üretici Zürih'te bir kartel oluşturmuşlardır.)Türkiye'nin bu çiçeği burnunda kuruluşunu batırmaya çalışırlar ve Türkiye'ye yaptıkları ihracata %40 indirim uygulamaya başlarlar. İzzet Baysal her zaman olduğu gibi azmi, cesaret, çalışkanlığı ve sabrı ile bazı geceler fabrikada yatarak da olsa bu işin de üstesinden gelmiştir.

Hatta 1970'li yıllarda Avusturya, Almanya, Yunanistan ve Arap ülkelerine ihracata başlamıştır.

1951 yılında İzzet Baysal Döküm Sanayi Müessesesi adı altında kurulan bu fabrika 1957 yılında bir aile şirketi haline dönüştürülmüş, İzsal Döküm Sanayi A.Ş. adı altında bugünlere kadar faaliyetini sürdürmüştür.

En büyük yardımcısı 1953 yılında yanına aldığı yeğeni Ahmet Baysal'dır. Hayatta en fazla değer verdiği kişi ise, kızı Esin'dir. 1939 yılında dünyaya gelen Esin, İstanbul Boğaziçi Koleji mezunudur. 1964 yılında aynı kolej mezunu Ankara'nın köklü ailelerinden Avundukların oğlu Cahit Avunduk'la evlenmiştir.

Esin Avunduk, babasını hiçbir zaman yalnız bırakmamış, varlığı ile zor zamanlarda babasına hep destek olmuştur. Vakfın kurucuları arasında olup, aynı zamanda Yönetim Kurulu Üyesi ve başkan yardımcısı olarak görev yapmaktadır.

1975 yılı ortalarına kadar bizzat işlerin başında gördüğümüz İzzet Baysal daha sonra da haftanın 3-4 günü iş yerine giderek işlerini takip etmeye başlamıştır. Gelir Vergisinde altın madalya ile ödüllendirilmiş, İstanbul'da Kurumlar Vergisi verenlerin ön sıralarında yer almıştır. 1986 yılının sonunda İzzet Baysal Vakfını kurmuş ve tüm varlığını vakfına vasiyet etmiştir.1994 Eylül ayının sonunda iş hayatından çekilmiş ve çalışmalarını İzzet Baysal Vakfı'nda yoğunlaştırmıştır. 05.03.2000 tarihinde sabah saat 07.00 ‘de hakkın rahmetine kavuştuğunda 93 yaşında bulunmaktaydı. 08.03.2000 tarihinde hiç kimseye nasip olmayan muazzam bir kalabalıkla kendi arzusu ve bakanlar Kurulu kararı ile Abant İzzet Baysal Üniversitesi Gölköy kampusundaki anıt mezarına çok sevdiği ve her şeyini adadığı Üniversite gençliğinin kalbine defnedilmiştir. Mekânı Cennet Olsun.